Etkinliklerin son ayağı olan, “Hasanoğlan Atatürk Öğretmen Okulu Mezunları Derneği”nin daha etkin rol aldığı “HASANOĞLAN ONURUMUZDUR ŞENLİĞİ” geniş katılımlı, coşkulu ve zengin içerikli bir etkinlik oldu. Hasanoğlan çalışmalarında öne çıkan bu derneği hakkını yememek gerekir. Çağrı ve düzenlemede derneğimizin görev aldığı “anıt öğretmenleri onurlandırma” bölümünde kırka yakın Köy Enstitülü öğretmen sahneye çağrıldı ve kendilerine birer kırmızı karanfil verildi. Davul zurna eşliğinde başlanan etkinlikte OZAN DER, YENİMAHALLE BELEDİYESİ TUBİL HALK OYUNLARI GRUBU, ODTÜ THBT HALK OYUNLARI EKİBİ, ASSA (Ankara Sokak Sanatçıları) BAŞKENT DAYANIŞMASI ve birçok başka kurum ve kuruluş sırayla yer aldı. Bisikletli gruplardan farklı toplumsal yapılara, birçok kişi ve örgütlü gücün bir arada bulunduğu etkinliklerde zaman geldi, Köy Enstitüleri’nde olduğu gibi, oynayanla izleyen birbirine karıştı.  İzleyiciler alana indi folklor ekipleriyle el ele tutup oyuna katıldı. Farklı folklor ekipleri oyunlarda birbirine katıldı… Yeni Kuşak Köy Enstitüler Derneği Kırlangıçları ve yere, çimlerin üzerine serilen Köy Enstitüsü Sergisi yoğun ilgi gördü. Birçok katılımcı kırlangıçların ve serginin önünde anı fotoğrafı çektirdi. Derneğin kitap sergisine de çok sayıda ziyaretçi uğradı. Önemli miktarda kitap satışı gerçekleştirildi. 

HASANOĞLAN BİLDİRİSİ
HASANOĞLAN ONURUMUZDUR! 74 yıl öncesiydi… II. Dünya Savaşı’nın kıtlık, yokluk, açlık yılları… Anadolu’nun tam on dört yöresinden yüzleri gün yanığı, kavruk bebeler toplandı Hasanoğlan’a. Önce Kepirtepeliler geldi Rumeli havasıyla, sonra Karadeniz dalgalarından bir kemençe sesi Beşikdüzü, Kars Cilavuz’dan yayla rüzgârı, kır çiçeklerinin kokusu Kafkas balı; Kayseri Pazarören’den Lâdik’e; Anadolu halaya durdu sanki… Çadırlar kurdular öbek öbek. Sırtlarıyla taşıdılar kayaları. Taş kırdılar… Lalahan’dan istasyonu olmayan Hasanoğlan’a raylar üstünde kalas çektiler elleriyle. Dağları yardılar kazma kürekle; kilometrelerce öteden, Hasan Dağı’ndan su getirdiler. Kendi okul yapılarını kurdular… İşlikler, tiyatrolar, Hasanoğlan köylüsünün de yararlanacağı hamamlar… Sonra hem okumaya, hem iş görmeye durdular. Horon vurdu kemençeler: “Sis dağının başında horona bak horona/ Tonguç babayı da istiyoruz horona!” “İş içinde, iş için eğitim, yaparak, yaşayarak öğrenme” demişti Tonguç babaları. Ellerinde, ceplerinde dünya klasikleri, Sheakespare, Gothe, İbni Haldun okudular. Hem çalıştılar; ekin ektiler, tarla biçtiler, inek sağdılar, bahçeler, fidanlıklar kurdular. Köylülerle birlikte şenlik ateşleri yaktılar hafta sonları. Ceketlerini ters çevirip, yüzlerini boyayıp gönül dolusu güldüler. Kıyasıya eleştirdiler gördükleri yanlışı, eğriyi… Sonra dağıldılar Anadolu’ya birer ateş topu, birer gün yalımı olarak… O günden bu güne… Tam 72 yıldır, Hasanoğlan bir bilim ve aydınlık ocağı olarak yaşıyor. Köy Enstitüsü’nden sonra öğretmen okulu, sonra öğretmen lisesi oldu Hasanoğlan. Hep Anadolu; hap aydınlatan, hep ışık saçan… On binlerce öğretmen, on binlerce özgür yürek, ülkesini, yurdunu seven aydın yetiştirdi Hasanoğlan. Köy çocuğuydu Tonguç… Doğum günü bile belli değildi. 17 Nisan’ı onun günü olarak kabul ettik! KUTLU OLSUN TONGUÇ BABA’NIN DOĞUM GÜNÜ KUTLU OLSUN 17 NİSAN VE HASANOĞLAN…